2026 (İnanılmaz 6 Ay)
2026 yılı, arkasında bıraktığı ilk altı ayla adeta bir mukavemet testi değil, kelimenin tam anlamıyla bir hayatta kalma mücadelesi oldu.
Hem profesyonel hem de kişisel hayatta, insanın sınırlarını sonuna kadar zorlayan, maddi ve manevi olarak daha önce hiç yaşanmamış büyüklükte bir darboğazın ve fırtınanın içinden geçildi.
Geriye dönüp bakıldığında, bu kabus gibi geçen altı ayın ruhu ve bedeni hırpalayan dönüm noktaları şöyle şekillendi: .
Ölümün Kıyısından Dönüş ve Ağır Psikolojik Enkaz
Ölümcül bir hastalık nedeniyle hastanede geçirilen, 17 günü yoğun bakımda olmak üzere son derece karanlık bir tedavi süreci yaşandı.
Ölümle burun buruna gelinen bu ağır sağlık krizinin ardından, hayatın getirdiği diğer yükler de üst üste binince, taşınması güç psikolojik sorunlar ve derin bir zihinsel yıpranma kaçınılmaz oldu.
Bedenen toparlanmaya çalışırken, ruhsal olarak da hayatın en ağır sınavlarından biri verildi.
Bir Teşekkür ve Büyük Bir Kırgınlık...
Hastanede yattığım o en karanlık dönemde beni arayan, soran, refakat eden herkese minnetimi sunar, varlıkları için şükrederim. İyi ki vardınız.
Öte yandan, can bildiğim, canım bildiğim ve içlerinde en yakın akrabalarımın da bulunduğu bir gruba ise tarifi imkânsız, inanılmaz bir kırgınlık besliyorum.
En muhtaç olduğum anlardaki bu yalnız bırakılış ve vefasızlık, bende telafisi son derece zor, derin bir yara ve durum yarattı.
Yollarda Kurulan Pusu
Peş Peşe Gelen Kazalar Şanssızlığın ve gerilimin adeta fiziksel bir boyuta ulaştığı dönem ise yollarda yaşandı. Akılalmaz bir zincirleme şanssızlıkla, sadece 8 gün içinde tam 5 araç kazası atlatıldı.
Bu da yetmezmiş gibi, 3 aylık bir süreçte biri çok büyük olmak üzere 2 ayrı motosiklet kazası yaşandı.
Fiziksel sınırları ve sinir sistemini darmadağın eden bu kazalar serisi, her gün yola çıkarken omuzlara binen korku ve gerilimi katlayarak artırdı.
Oğlumun Okul Sorunları
Evin dışındaki bu kaos, ne yazık ki aile hayatında da bir sığınağa dönüşemedi. Bir yandan oğlunun okulda yaşadığı ciddi sorunlar ve bunun getirdiği gelecek kaygısı, diğer yandan hayatın en stresli dönemlerinden birinde araya giren taşınma süreci zihni iyice böldü.
Tüm bu kargaşanın ortasında, insanın kendi kabuğuna çekilmeye en çok ihtiyaç duyduğu anlarda, sabır sınırlarını zorlayan ve fazlasıyla bunaltıcı geçen misafirlik dönemleri de sabrı son raddesine kadar test etti.
Sığınak Arayışı ve Kuşadası Kaçışı
Ruhun ve bedenin artık tamamen çökecek noktaya geldiği o boğucu atmosferde, bir nebze olsun nefes alabilmek adına Kuşadası'nda geçirilen 20 günlük dönem, adeta bir zorunlu duraklama dönemi oldu.
Ancak geride bırakılan onca enkazla birlikte yapılan bu kaçış bile, yaşanan maddi ve manevi tahribatın gölgesinde geçti.
Büyük Organizasyonların ve Masadaki Mücadelelerin Ağır Yükü Tüm bu kişisel felaketler yaşanırken, iş dünyasının acımasız çarkları dönmeye devam etti.
Mayıs ayında, İstanbul'un ev sahipliği yaptığı UEFA CUP FINAL futbol organizasyonunun stat içi ve dışı tüm ödeme altyapısını sıfır hata ile yönetme sorumluluğu omuzlardaydı. Milyonların gözü önündeki bu gerilim başarılı bir kapanışla taçlandı
En Ağır Sınavdan Sağ Çıkmak
Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar haksızlığa uğramadım, hiçbir zaman gururum bu kadar kırılmadı ve incitilmedi. Bu haksızlıklar karşısında adaleti de teselliyi de beşerde değil, yalnızca yaradanda arıyor ve bunun için de Allah'a sığınıyorum.
Bu ilk altı ay; insanın sağlığını, ailesini, can güvenliğini ve finansal varlığını aynı onda hedef alan, hayat boyu tecrübe edilmemiş büyüklükte maddi ve manevi bir yıkım dönemiydi. Ancak temmuz ayına ulaşıldığında, tüm bu enkazın içinden—yoğun bakımdan, üst üste gelen kazalardan ve finansal krizlerden—hâlâ ayakta ve mücadeleye devam ediyor olarak çıkabilmek, bu karanlık yılın en büyük ve tek tesellisidir.
SİZ YANMAYIN (Ahmet Kaya)Ağlama, bu günler gelirde geçer babam
Ağlama, bu dertler elbet biter babam
Ocaksız köylerimde, dumanlar tüter elbet
Ben yandım, sen yanma Allah aşkına
Burada, bu şarkımı söylerken Benim Türkiye'de yaşadığım çok zor günlerde Bir merhabasını istediğim, fakat o merhabayı benden Esirgeyen Ulusal anlamda bu kaderi paylaştığım Bütün arkadaşlarıma ve dostlarıma İnce bir sitemdir Umarım Beni anlarlar
Ağlama, bu günler gelirde geçer babam Ağlama, bu dertler elbet biter babam
Ocaksız köylerimde, dumanlar tüter elbet
Ben yandım, sen yanma Allah aşkına
Ağlama, bu günler gelirde geçer babam
İki damla gözyaşımla Satıldım pazarlarda
Kırdılar yüreğimi Kırdılar azarlarla
Sürgünlere yolladılar Sabah dörtte yağmurlarla
Ben yandım Siz yanmayın Allah aşkına
